İcra ve İflas Kanunu Çerçevesinde Konkordato Hükümlerinin İncelenmesi

İflasın ertelenmesi kurumunun ihdas amacını gerçekleştirmemesi ve hükümlerinin kötüye kullanılması nedeniyle İcra ve İflas Kanunu, alacaklılar ile borçlunun bir müzakere sonrasında anlaşmaları ve bu anlaşmanın mahkemece tasdiki esasına dayanan “konkordato” sistemine geçmiştir.

İflas mali durumu bozulan ve borçlarını ödeyemez hale gelen borçlunun mal varlığının tasfiye edilmesi ve bu tasfiye neticesinde ortaya çıkan meblağın alacaklılar arasında paylaştırılması esasına dayanan cebri ve külli bir icra kurumudur.

İflas kurumunun zaman içerisinde alacaklıların beklentilerine cevap vermediği görülmüştür. Zira borca batık şirketin tasfiye edilmesi neticesinde ortaya çıkan meblağın borçların sadece küçük bir kısmını karşılaması, firma ile sözleşme yapmış olan diğer firmalar ve müflis firma çalışanların da iflastan zarar görmesi bu açıdan iflasın kullanışsız bir yöntem olması ve bunun yerine borca batık firmanın tasfiyesi yerine onun ayakta tutularak denetlenmesi suretiyle borçlarını ödeyebilir hale getirilmesi fikri ortaya çıkmıştır.

Bunun sonucunda iflasın ertelenmesi ve benzeri kurumlar ABD ve Avrupa ülkelerinde uygulanmaya başlanmış ve ülkemizde de 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda (İİK) 2003 yılında yapılan değişiklik ile iflasın ertelenmesi kurumu mevzuatımızdaki yerini almıştır.

Ancak iflasın ertelenmesi kurumu, ihdas amacını gerçekleştirmesi konusunda isteneni verememiştir. Nitekim iflas ertelenmesinde alacaklıların söz sahibinin olmaması, sürecin sadece borçlu ve mahkeme arasında yürütülmesi, yaşanan bazı yargılama sorunları ve “fazla iyimser” hükümlere sahip olan bu kurumun uygulamada kötüye kullanılması aynı amaca yönelik yeni bir kurum ihdas etmeyi gerektirmiştir.

Bu amaçlarla alacaklılar ile borçlunun bir müzakere sonrasında anlaşmaları ve bu anlaşmanın mahkemece tasdiki esasına dayanan konkordato kurumuna ilişkin hükümler 15.03.2018 tarihli Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiş ve böylelikle iflasın ertelenmesi hükümleri ilga edilmiştir.

Konkordato Talebi

İİK borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebileceğini belirtmektedir.

Buna ek olarak, iflas erteleme kurumunun aksine, iflas talebinde bulunma hakkına sahip olan alacaklılarda mahkemeye başvurarak borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını talep etme yetkisine sahiptir.

Geçici Mühlet

Konkordato talep edilmesi üzerine İİK’nın 286’ıncı maddesinde belirtilmiş olan şu belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit edilmesi halinde mahkeme, derhal geçici mühlet kararı vermekle ve borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri almakla yükümlü tutulmaktadır:

a) Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesi.

b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler; borçlu defter tutmaya mecbur kişilerden ise Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler.

c) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste.

d) Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo.

e) Sermaye Piyasası Kurulu veya Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren finansal analiz raporları ile dayanakları.

İİK’ya göre bu belgelerin eksiksiz olduğunu tespit eden mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla geçici konkordato komiseri görevlendireceği belirtilmektedir.

Geçici mühlet üç ay için verilmektedir. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilmekte ve böylelikle en fazla beş aylık geçici mühlet verilebilmektedir.

Geçici mühlet, sonuçları bakımından kesin mühletin sonuçlarını doğurmaktadır.

Kesin Mühlet

İİK uyarınca mahkeme, geçici mühlet süresi dolmadan kesin mühlet hakkında karar vermekle yükümlü tutulmaktadır. Mahkeme kesin mühlet kararı vermeden evvel borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet etmekle zorunludur. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunmakla ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunmakla yükümlü kılınmaktadır.

Yapılan incelemeler neticesinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilmekte ve güçlük arz eden özel durumların bulunması halinde, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi üzerine mahkemece altı aya kadar uzatılabilmektedir.

Böylelikle beş ayı geçici mühlet (3 ay + 2 ay), 18 ayı kesin mühlet (12 ay + 6 ay) ve 6 ayı yargılama safhası olmak üzere toplam 26 aylık (2 yıl 5 ay) süre içerisinde konkordatonun sonuçlandırılması gerekmektedir.

Alacaklılar Kurulu

Mahkeme, kesin mühlet kararıyla beraber veya kesin mühlet içinde uygun görülecek bir zamanda yedi alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak kaydıyla ayrıca bir alacaklılar kurulu oluşturabilmektedir. Alacaklılar kurulu her ay en az bir kere toplanmakta ve hazır bulunanların oy çokluğuyla karar almaktadır. Konkordato komiserinin bu toplantıda hazır bulunması ve alınan kararları toplantıya katılanların imzasını almak suretiyle tutanağa bağlaması zorunludur.

Konkordato Komiseri ve Alacaklılar Kurulunun Görevleri

İİK uyarınca konkordato komiserinin görevleri şunlardır:

a) Konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak.

b) Borçlunun faaliyetlerine nezaret etmek.

c) Kanunda ihdas edilen diğer görevleri yapmak.

d) Mahkemenin istediği konularda ve uygun göreceği sürelerde ara raporlar sunmak.

e) Alacaklılar kurulunu konkordatonun seyri hakkında düzenli aralıklarla bilgilendirmek.

f) Talepte bulunan diğer alacaklılara konkordatonun seyri ve borçlunun güncel malî durumu hakkında bilgi vermek.

g) Mahkeme tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek.

İİK’ya göre alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerine nezaret etmek, komisere tavsiyelerde bulunmak ve bazı hâllerde mahkemeye görüş bildirme yetkisine sahiptir. Alacaklılar kurulu komiserin faaliyetlerini yeterli bulmaması halinde, mahkemeden komiserin değiştirilmesini gerekçeli bir raporla isteyebilme hakkına da sahiptir.

Kesin Mühletin Alacaklılar Bakımından Sonuçları

Kesin mühlet içinde borçlu aleyhine herhangi bir takip yapılamamaktadır. Daha önce yapılan takipler ise durmakta ve ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları bu süre zarfında uygulanamamaktadır.

Buna ek olarak tasdik edilen konkordato projesi aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi de durmaktadır.

Ancak İİK’nın 206’ıncı maddesinde sıralanmış olan şu imtiyazlı alacaklar bakımından, borçlu aleyhine haciz ile takip yapılabilmektedir;

  • İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,
  • İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları,
  • İflasın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları.

Rehinli alacaklar bakımından ise rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilmekte veya başlamış olan takiplere devam edilebilmektedir. Ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamamakta ve rehinli malın satışı gerçekleştirilememektedir.

Kesin Mühletin Borçlu Bakımından Sonuçları

Konkordato kurumunun amacı, borçlunun faaliyetlerine devam ederek ekonomik iyileşmenin gerçekleşmesi ve böylelikle borçlarını ödeyebilecek hale gelmesi olduğundan borçlu, kesin mühlet içerisinde komiserin nezareti altında işlerine devam edebilmektedir. Ancak, mühlet kararı verirken veya mühlet içinde mahkeme, bazı işlemlerin ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilme yetkisine de sahiptir.

Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edememekte, kefil olamamakta, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredememekte, takyit edememekte ve ivazsız tasarruflarda bulunamamaktadır. İİK aksi hâlde yapılan işlemlerin hükümsüz olacağını belirtmektedir.

Kesin Mühletin Sözleşmeler Bakımından Sonuçları

Kesin mühlet içerisinde borçlu, taraf olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen sürekli borç ilişkilerini, komiserin uygun görüşü ve mahkemenin onayıyla herhangi bir zamanda sona erecek şekilde feshedebilmektedir. Sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle ödenmesi gereken tazminat, konkordato projesine tabi olduğu ve hizmet sözleşmelerine ilişkin hükümleri saklı tutulduğu İİK’da belirtilmektedir.

Buna ek olarak İİK, sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümlerin, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmayacağı belirtilmektedir. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sözleşmenin sona erdirilmesi yasaklanmaktadır.

İyileşme nedeniyle kesin mühletin kaldırılması

İİK, konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin, kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğinin komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine, mahkeme tarafından kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verileceğini belirtmektedir.

Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması

Borçlunun iflâsa tabi olması şartı ile, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebini reddetmesi ve borçlunun iflasına karar vermesi gerekmektedir:

  • Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılmasının gerekmesi.
  • Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması.
  • Borçlunun, komiserin talimatlarına uymaması.
  • Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketinin veya kooperatifin, konkordato talebinden feragat etmesi.

Konkordato Projesinin Kabulü

İİK; konkordato projesinin hazırlanması, alacakların bildirilmesi ve tahkiki tamamlandıktan sonra komiser, konkordato projesini müzakere etmek üzere alacaklıları toplantıya davet etmesini öngörmektedir.

Komiserin başkanlık ettiği bu toplantıya gerekli açıklamaları yapmak için borçlunun da katılması gerektiği
belirtilmektedir.

Konkordato projesinin;

a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya

b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmesi halinde kabul edilmiş sayılacağı belirtilmektedir.

Konkordato komiseri gerekçeli rapor ile birlikte kabul edilen konkordato projesini mahkemenin onayına sunmaktadır. İİK, şu hallerin varlığı halinde projenin tasdik edilmesi gerektiğini veya mahkemenin projeyi yetersiz bulması halinde gerekli düzeltmelerin yapılmasını isteyebileceğini yahut reddedebileceğini belirtmektedir;

  • Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.
  • Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması
  • İmtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması
  • Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.

Borçlunun iflasa tabi olması şartıyla, konkordatonun mahkemece tasdik edilmemesi ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar vereceği İİK tarafından belirtilmektedir.

Şirketler Hukuku ve Ticaret Hukuku hakkında daha fazla bilgi almak için bize info@guzeloglu.legal adresinden ulaşabilirsiniz.

Advertisements