Avrupa Konseyi ve UEFA Arasında Mutabakat Bildirisi İmzalandı

Avrupa Konseyi ve UEFA (“The Union of European Football Associations”) arasında futbolun ve toplumdaki rolünün uzun vadeli gelişimine yönelik iş birliğini düzenleyen, formüle eden ve zenginleştiren önemli bir mutabakat metni imzalandı.

30 Mayıs 2018’de Avrupa Konseyi’nin merkezinin bulunduğu Strasbourg’da UEFA başkanı Aleksander Čeferin ve Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjørn Jagland tarafından imzalanan mutabakat metni dört temel alanda yapılacak iş birliğine odaklanmaktadır. Bunlar;

  • Sporda insan hakları, bütünlük ve yönetişim;
  • Futbol karşılaşmalarının emniyet ve güvenliği;
  • Büyük futbol etkinliklerinde ortak iş birliğinin gerçekleştirilmesi;
  • Düzenli diyalogların yanı sıra ortak girişimler, iyi uygulama ve hedefli proje alışverişleri ile kurumsal iş birliği gerçekleştirilmesi,

Mutabakat metninde spor aracılığıyla Avrupa Konseyinin temel değerlerinin desteklendiği, insanlar arasındaki bağın güçlendiği ve bu kapsamda Avrupa Konseyinin amacına ulaşmasında sporun temel bir rol oynadığı ifade edilmektedir.

UEFA ve Avrupa Konseyinin hali hazırda çeşitli alanlarda resmi ve gayri resmi olarak etkili bir iş birliği geliştirdikleri ve bu iş birliğinin sporun ve toplumdaki uzun vadeli rolünün genişletilmesi amacıyla yeni bir girişimde bulunulduğu belirtilmektedir.

Mutabakat metni ile UEFA ve Avrupa Konseyi İnsan hakları ve onuruna saygı, demokrasi, ayırımcılık yapmama, kültürel çeşitlilik, hoşgörü, sürdürülebilirlik, dayanışma, sporda etik ve iyi yönetişim ilkesine bağlılık başta olmak üzere bir takım değer ve ilkeyi paylaştıklarının altı çizilmektedirler.

İşbirliğinin Temelleri

Mutabakat metni ile UEFA ve Avrupa Konseyi şu hususları kabul ettiklerini ilan etmektedir;

  • Spor cinsiyeti, ırkı, yaşı, engellilik durumu, dini, milliyeti, cinsel yönelimi ve sosyal geçmişi fark etmeksizin bütün vatandaşlar içindir. Sporda çeşitlilik teşvik edilmeli ve spor ile herhangi bir kurumsal veya toplumsal ayrımcılık ret edilmelidir.

  • Demokratik, bölgesel ve piramit şeklinde yapı kavramları ile karakterize edilen Avrupa Spor modeli, yükselme ve düşme temelli, takımlar arasında dengenin sağlanması ve profesyonel ve amatör takımlar arasında karşılıklı çıkar temeline yaslanan ilişkiler gibi serbest rekabet, sportif ve mali destek mekanizmalarına dayanmaktadır.

  • Yeni yeteneklerin geliştirilmesi spor kulüplerinin temel faaliyeti olduğu için ve sosyal, eğitimsel ve sporun geniş çıkarlarına katkıda bulunması nedeniyle eğitim ve idmanı teşvik edici yerel politikaların uygulanması ve bunun yanında genç sporcuların refahlarının ve genel olarak atletlerin insan onurunun korunması için uygun önlemlerin alınması gerekmektedir.

  • Milli takımlar özelliklede kadınların ve azınlıkların takımlarda yer alması halinde sosyal bütünleşme için güçlü bir semboldür.

  • Şiddet, doping, şike gibi futbola yönelik tehditler ile mücadele için farklı paydaşlar ile iş birliği yapılması ve gerektiğinde kamu kurumları ve spor organizasyonları ile uygun iş birliklerinin uygulamaya konulması gerekmektedir.

  • İyi yönetişimin sporun finansal istikrarı, sürdürülebilirliği ve bağımsızlığının korunması için anahtar etken olduğu, Avrupa’da sporun sağlıklı ve sürdürülebilir gelişmesine katkıda bulunan Finansal Fair Play gibi uluslararası spor özerk girişimleri önem arz etmektedir.

  • Uluslararası spor adaletinin, bağımsızlık ve insan haklarına olan saygısının artırılması kapsamında geliştirilmesi için iş birliği yapılması, bir yandan spor uyuşmazlıklarının etkin ve verimli bir şekilde çözümünde hayati rol oynayan tahkim alternatif uyuşmazlık çözüm yönteminin, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerinin Korunması Anlaşması gibi insan hakları standartları ile uyumlu olduğu ölçüde tanınması konusunda iş birliği yapılması gerekmektedir.

  • Önemli spor etkinliklerinin, sosyal, politik ve ekonomik düzeyde olumlu ve kalıcı bir mirasın aktarılması hususunda potansiyele sahiptir.

UEFA ve Avrupa Konseyi arasında imzalanmış olan bu mutabakat metni ile tahkim yönteminin insan haklarında ulaşılan standartlara uyum sağlaması gerektiğinin vurgulanması, uluslararası spor özerk girişimlerinin önemli olduğunun altının çizilmesi, sporun toplumlar arasındaki kaynaştırıcı rolünün vurgulanması ve bu rolün takımlarda toplumun her kesiminden oyunculara yer verilmesi ile artacağının belirtilmesi önem teşkil etmektedir.

Avrupa Konseyi üye olan Türkiye içinde önem arz eden mutabakat metnine Türk spor paydaşlarının yeterince riayet etmesi neticesinde Türk sporunun saygı ve işbirliği çerçevesinde hakkettiği seviyelere geleceğine inanılmaktadır.

Spor Hukuku hakkında daha fazla bilgi almak ve her türlü sorunuzu iletmek için info@guzeloglu.legal adresinden bize ulaşabilirsiniz.

Advertisements