Uluslararası Uyuşmazlıkların Teknik Bilirkişi Aracılığı ile Çözümlenmesi

Uluslararası özel hukuk sözleşmelerinin artan karmaşıklığı karşısında aralarında doğacak uyuşmazlığı hızlı bir şekilde çözüme kavuşturmak isteyen taraflar, daha basit usul kurallarına dayalı uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurmaktadır.

Özellikle teknik alanda yaşanan uyuşmazlıklar söz konusu olduğu hallerde uyuşmazlığı çözmeye yetkili kurumun da durumu bilirkişi raporları ile sabitleyerek çözecek olması nedeni ile  taraflar doğrudan bilirkişiye başvurarak onun vereceği rapor doğrultusunda  uyuşmazlığı kendi inisiyatifleri ile çözme yolunu seçebilmektedirler.

Ağırlıklı olarak sınai alanda yaşanan bu teknik sorun kaynaklı uyuşmazlıklara dökülen betonun kalitesi, makinelerin beklenen verimi verememesi, kullanılan malzemenin dayanıklılığı vb. örnek olarak verilebilmektedir.

Tamamen karşılıklı müzakereye dayanan bu uyuşmazlık çözüm yönteminde taraflar bilirkişinin hazırlamış olduğu rapor ve tavsiyeler çerçevesinde uyuşmazlığı çözüme kavuşturmayı hedeflemektedirler.

Bu hedef doğrultusunda ve özellikle sözleşmenin ifası sırasında çıkan, ancak buna rağmen her iki tarafın da işbu uyuşmazlığın çözümü sonrasında sözleşmeyi devam ettirme niyetini taşıdıkları, bu nedenle hızlı bir şekilde çözümlenmesi ve ardından sözleşmenin diğer aşamalarına geçilmesi istenen uyuşmazlıklar hakkında görüş bildirmeye yetkili bu kişiler “Uzman-Bilirkişi” “Hakem-Bilirkişi” veya “Teknik-Bilirkişi” gibi isimlerle adlandırılmaktadır.

Uzman bilirkişi tarafından yapılan ve miktar, kalite, verimlilik gibi konulara ilişkin olan bu tespitler neticesinde taraflar tatmin olmakta ve sözleşmenin ifası sekteye uğramadan devam edilebilmektedir. Böylelikle teknik uyuşmazlıklar nedeniyle sözleşmenin ifasının sekteye uğraması önlenmektedir.

Hakem-Bilirkişi Kararlarının Bağlayıcı Niteliği

Hakem bilirkişinin somut uyuşmazlık hakkında vermiş olduğu teknik kararın ve uyuşmazlığın çözümü için gösterdiği yöntemin taraflar arasındaki bağlayıcı niteliği, bu yöntemin bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olması nedeniyle, yine taraflar arasında bu hususta akdedilmiş olan anlaşmanın içeriği ile belirlenmektedir.

Taraflar hakem-bilirkişi kararlarının aralarında bağlayıcı olduğunu kararlaştırmışlar ise hakem-bilirkişinin nitelik itibariyle uzlaştırıcı konumunda oldukları öğreti tarafından kabul edilmektedir.

Hakem-bilirkişi kararlarının bağlayıcı olduğu hususunda anlaşılmış ise taraflar meydana çıkan kararı uygulamasalar dahi hakem-bilirkişinin ilgili kararı uyuşmazlığın mahkemelere intikali halinde kesin delil olarak değerlendirilebilecektir. Nitekim kararın bağlayıcı olduğu durumlarda dahi hakem-bilirkişi uyuşmazlığı nihai olarak sonlandırabilecek nitelikte karar verememektedir. Buna karşın tarafların tahkim anlaşması yapmış olmaları halinde hakem yargılaması neticesinde ortaya çıkacak olan karar uyuşmazlığı nihai olarak sonlandırmakta ve gerekli işlemler sonunda resmi makamlar nezdinde icra edilebilirlik kazanabilmektedir.

Tarafların hakem-bilirkişi tarafından verilmiş olan karar uymayıp, uyuşmazlığın mahkemeler nezdine taşımaları halinde, hakem-bilirkişinin vermiş olduğu kararın kesin delil niteliğini haiz olması nedeniyle mahkeme hakem-bilirkişinin vermiş olduğu karar ile ilgili sorun hakkında doğrudan hakem-bilirkişi kararına uygun olarak karar vermektedir. Bu husus tarafların hakem-bilirkişi tarafından verilmiş olan kararı rızaen uygulamaları noktasında teşvik edici bir role sahip olmaktadır.

Türk Hukukunda Hakem-Bilirkişilik Kurumu

Türk hukukunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (“HMK”) “Delil Sözleşmesi” kenar başlıklı 193.maddesi ile düzenlendiği doktrin tarafından ifade edilmektedir. Nitekim ilgili madde tarafların yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerle ispatını kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispatı öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabul edebileceklerini belirtmektedir.

Şu hâlde hakem-bilirkişi kurumunun HMK tarafından öngörülmüş olan delil anlaşması olarak sınıflandırılması mümkün görülmektedir.

Kurumsal Hakem-Bilirkişi Merkezi: MTO Uluslararası Teknik-Bilirkişilik Merkezi

Milletlerarası Ticaret Odası (“MTO”) tarafından yürütülen kurumsal hakem-bilirkişi faaliyeti uluslararası düzlemde akdedilmiş olan anlaşmalarda ortaya çıkan uyuşmazlıkların hakem-bilirkişi tarafından çözümlenmesi talebiyle en çok başvurulanlardan bir tanesidir.

MTO bünyesinde kurulmuş olan Uluslararası Teknik-Bilirkişilik Merkezi (The International Centre for Expertise) tarafından yürütülen bu faaliyetler, MTO tarafından düzenlenmiş olan “ICC Expert Rules” kuralları ile yönetilmektedir.

Uluslararası Tahkim ve Uluslararası Ticaret Hukuku
hakkında daha fazla bilgi almak ve her türlü sorunuzu iletmek için bize info@guzeloglu.legal adresinden ulaşabilirsiniz.

Advertisements