Sınai Mülkiyet Kanunu Kapsamında İşçi Buluşlarına Kısa Bir Bakış

Kanun koyucu çalışanların emeklerini korumak ve buluş yapmaya özendirmek amacıyla işçi aleyhine değiştirilemeyecek birtakım düzenlemeler yapmıştır. Kanun koyucu çalışanın emeğini korurken, işletmenin buluş için sağladığı uygun ortamı avantajları da göz önünde bulundurmakta ve böylelikle çıkar dengesini sağlamayı amaçlamaktadır.

Mevzuat uyarınca işçi buluşları ikiye ayrılmaktadır.

1. Hizmet Buluşu

2. Serbest Buluş

Bu kavramlar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) 113.maddesi tarafından tanımlanmaktadır. Buna göre;

Hizmet Buluşu çalışanın, bir işletme veya kamu idaresinde yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği ya da büyük ölçüde işletme veya kamu idaresinin deneyim ve çalışmalarına dayanarak, iş ilişkisi sırasında yaptığı buluş olarak,

Serbest Buluşlar ise hizmet buluşu dışında kalan buluşlar olarak tanımlanmaktadır.

Bildirim Yükümlülüğü

Kanun uyarınca çalışan, bir hizmet buluşu yaptığı zaman bunu işverenine yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür. Kanun işverene ise bildirimin kendisine ulaştığı tarihi bildirimde bulunan kişi veya kişilere gecikmesizin ve yazılı olarak bildirmesi gerektiğini belirtmektedir.

Çalışanın işverenine yapacağı bildiriminde yararlanmış olduğu işletme deneyim ve çalışmalarını, varsa diğer çalışanların katkılarını ve bu katkıların şeklini, yaptığı işle ilgili olarak aldığı talimatları ve söz konusu katkılar yanında kendisinin katkı payını da belirtmesini zorunluluk olarak düzenlemektedir.

Bildirimin eksik yapılması halinde işveren, bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki ay içerisinde eksikliklerin giderilmesini çalışandan istemekle yükümlüdür. Aksi halde bildirim, usulüne göre yapılmış sayılmaktadır.

Bildirimin yapılmaması halinde çalışan, işverenin buna ilişkin uğradığı zararları gidermekle yükümlü tutulmaktadır.

Çalışan, bu yükümlülüklere uymadan hizmet buluşu hakkında patent başvurusu yapması halinde işveren çalışana veya patent sahibine patentin devredilmesi veya patent üzerinde hak sahipliği tanınması talepleri mahkeme nezdinde yöneltebilmektedir.

Ayrıca çalışanın söz konusu hizmet buluşunu serbest buluş niteliği kazanmadığı sürece gizli tutma yükümlüğü bulunmaktadır. Buna aykırı davranılması halinde ise çalışan, işverenin bu nedenle uğradığı zararları gidermekle yükümlü olmaktadır.

İşverenin Buluşa İlişkin Hak Talebi

SMK, işverenin hizmet buluşu ile ilgili olarak tam veya kısmi hak talep edebileceğini belirtmektedir. Buna göre işveren bu talebini çalışanın yapmış olduğu bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren dört ay içerisinde bildirmekle yükümlüdür.

İşverenin buna ilişkin bildirimi süresinde yapmaması veya hak talebinde bulunulmadığına ilişkin bildirim yapması veya hizmet buluşu üzerinde kısmi hak talep etmesi hallerinde hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanmaktadır.

İşverenin kısmi hak talep etmesi halinde söz konusu buluşu bu kısmi hakka dayanarak kullanabilmektedir. Ancak işverenin buluşu kullanması, çalışanın buluşunu değerlendirmesini önemli ölçüde güçleştirmesi halinde çalışan, buluşa ilişkin hakkın tamamen devralınmasını veya kısmi hakka dayanan kullanım hakkından vazgeçilmesini işverenden isteyebilmektedir. İşverenin bu isteği iki ay içerisinde cevaplaması gerekmektedir. Aksi halde işverenin kısmi hakka dayanarak buluşu kullanma hakkı sona ermektedir.

Belirtmek gerekir ki, işverenin hizmet buluşuna ilişkin hak talebinde bulunmasından önce çalışanın buluş üzerinde yapmış olduğu tasarruflar, işverenin haklarını ihlal ettiği ölçüde, işverene karşı geçersiz sayılmaktadır.

İşçinin Bedel İsteme Hakkı

SMK, işçinin buluşuna karşılık işverenden talep edeceği bedeli işverenin bulunduğu hak talebinin niteliğine göre belirlemektedir. Buna göre işverenin hizmet buluşu üzerinden tam hak talep etmesi halinde işçi, işverenden kendisine makul bir bedelin ödenmesini isteyebilmektedir. İşverenin hizmet buluşu üzerinde kısmi hak talep etmesi ve buluşu bu kısmi hakka dayanarak kullanması halinde ise işçinin işverenden makul bir bedelin kendisine ödenmesini isteme hakkı doğmaktadır.

İşverenin hizmet buluşuna ilişkin tam veya kısmi talepte bulunmasından sonra buluşun korunmaya değer olmadığını ileri sürerek bedelin ödenmesinden kaçınma hakkı bulunmamaktadır. Ancak, mahkeme söz konusu buluşun korunabilir olmadığına ilişkin karar vermesi halinde çalışanın bedel talep etme hakkı düşmektedir.

Bedelin Belirlenmesi

Bedel, hizmet buluşunun ekonomik değeri, çalışanın işletmedeki görevi ve işletmenin hizmet buluşunun gerçekleştirilmesindeki katkısı dikkate alınarak buluştan elde edilen kazanç ve buluşun ait olduğu kanunda belirtilen gruplar esas alınarak Çalışan Buluşlarına, Yükseköğretim Kurumlarında Gerçekleştirilen Buluşlara ve Kamu Destekli Projelerde Ortaya Çıkan Buluşlara Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) tarafından belirlenen katsayılar üzerinden belirlenmektedir.

Buna göre yönetmelik hizmet buluşlarını buluş sahibi çalışanın işletmedeki görevi, işletmenin hizmet buluşunun gerçekleştirilmesindeki katkısı ve çalışanın hizmet buluşunu gerçekleştirdiği duruma göre üç gruba ayırmaktadır.

1. Grup buluşlar; İşletmedeki görev alanına doğrudan girmeyen konularda çalışanın kendi kendine üstlendiği bir görev vesilesiyle ve buluşun gerçekleştirilmesine işletmenin katkısının olmadığı durumda gerçekleştirilen buluşlar,

2. Grup buluşlar; işletmedeki görevlendirmenin doğrudan neden olmadığı ancak işletme tarafından tespit edilen ihtiyacın giderilmesi veya sorunların çözümü için gerçekleştirilen veya buluşun gerçekleştirilmesine işletmenin katkısının olduğu buluşlar,

3. Grup buluşlar; İşletmede verilen görevlendirmenin doğrudan neden olduğu ve buluşun gerçekleştirilmesine işletmenin tam katkısının olduğu durumda gerçekleştirilen buluşlar olarak tanımlanmaktadır.

Yönetmelik uyarınca işletmenin katkısının buluşu yapana sağladığı teknik araç ve gereç desteği, tahsis edilen işgücü; enerji, ham maddeler ve işletmenin, buluşun gerçekleştirilmesinde önemli ölçüde katkı sağlamış olan alet ve cihazlar olduğu kabul edilmektedir.

Çalışan Buluşlarına İlişkin Uyuşmazlıkların Çözümü

SMK ve ilgili yönetmelik, çalışan ve işverenin söz konusu buluşun üzerinde talep edilen haklar ve ilgili ücretler üzerinde anlaşamamaları halinde söz konusu uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözüme kavuşturulacağını belirtmektedir. Yönetmelik, ödenecek bedelin miktarı ve ödenme şekli üzerinde, işveren hizmet buluşu üzerinde tam hak talebinde bulunmuşsa patent veya faydalı model verildiği tarihten, kısmi hak talebinde bulunmuşsa işverenin buluştan yararlanmaya başladığı tarihten itibaren iki ay içinde anlaşamamaları halinde tahkim yolu ile çözümleneceğini belirtmektedir.

Tahkim yoluna başvurabilmek için taraflar arasında tahkim anlaşmasının varlığı aranmamaktadır. Buna göre tahkim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca gerçekleştirilmektedir. Uyuşmazlığın yabancılık unsuru ihtiva etmesi halinde ise 4686 sayılı Milletler Arası Tahkim Kanunu Hükümleri uygulanama alanı bulmaktadır.

Ayrıca taraflar, uyuşmazlığı tahkim yoluna götürmeksizin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında da çözebilmektedirler.

Fikri Mülkiyet Hukuku alanında daha fazla bilgi almak ve her türlü sorunuzu iletmek için bize info@guzeloglu.legal adresinden ulaşabilirsiniz.

Advertisements