6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Gönderene Tanınan Tek Taraflı Fesih Yetkisi

Abdülkadir Güzeloğlu & Tarık Kurban

Ticaret, ihtiva etmiş olduğu yoğun riskler ve tabi olduğu karmaşık kurallar gereği tahmin edilemezlik unsurunun had safhada olduğu bir faaliyettir. Gerçekten de ticaretle uğraşan kişiler kamu otoritelerinin aldığı kararlara, gümrük rejimlerine, kur değişikliklerine uymak zorundadırlar. Salgın hastalıklar, depremler, fırtınalar gibi doğal afet unsurları ve devletler arasında sürekli değişeduran siyasi ve ekonomik ilişkiler, bu öngörülemezlik unsurunun daha da kuvvetlenmesine neden olmaktadır.

İşte bu durumu göze alan kanun koyucu tacirlerin değişikliklere daha rahat uyum sağlayabilmeleri amacıyla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 865. maddesinde gönderene, haklı bir sebebin mevcudiyeti aranmaksızın, taşıma sözleşmesini tek taraflı fesih edebilme imkanı vermektedir.

TTK’nın 865. maddesi bu durumu “Gönderen taşıma sözleşmesini her zaman feshedebilir.” hükmü ile ifade etmektedir.

Belirtmek gerekir ki gönderen bu hakkını herhangi bir haklı sebep olmasa dahi kullanabilmektedir. Buna göre gönderen haklı bir neden teşkil etmeyen nedenlerden ötürü, mesela malı daha iyi bir fiyatla satabileceği yeni müşteriler bulması nedeniyle bile olsa bu hakkını kullanabilmektedir.

Kanun koyucu, gönderene tek taraflı fesih hakkı vermiş olsa dahi gönderenin bu hakkını kullanması borçlar hukuku genel prensibi olan ahde vefa (pacta sunt servanda) ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.

Bu nedenden ötürü TTK, gönderenin bu hakkını kullanması karşılığında onun belli yükümlülükler altına girmesini öngörmektedir.

Fesih Yetkisini Kullanan Gönderenin Yapması Gereken Ödeme

Kanun koyucu, TTK’nın 865. Maddesinin 2. Fıkrasında taşıma sözleşmesinin gönderen tarafından fesih edilmesi durumunda taşıyıcıya, gönderenden belli taleplerde bulunma hakkı tanımaktadır. Düzenleme tarafından öngörülen ödeme ile hem keyfilik önlenmiş olmakta hem de taşıyıcının muhtemel zararlarının giderilmesi sağlanmaktadır.

Miktarın Belirlenmesi

Kanun koyucu gönderenin tek taraflı fesih hakkını kullanması halinde yapması gereken ödeme miktarını, fesih hakkının kullanılmasının taşıyıcının riziko alanına giren bir sebepten kaynaklanıp kaynaklanmadığı ayırımına göre belirlemektedir.

a. Fesih Hakkının Kullanılması Taşıyıcının Riziko Alanına Girmeyen Bir Sebepten Kaynaklanmış ise;

Bu ihtimalin gerçekleşmesi halinde, taşıyıcı,

i. Kararlaştırılan taşıma ücreti ile bekleme ücretinden ve tazmini gereken giderlerden, sözleşmenin feshi sonucunda tasarruf ettiği giderlerin veya başka bir şekilde elde ettiği veya kötü niyetli olarak elde etmeyi ihmal ettiği menfaatlerin indirilmesiyle kalan tutarı, veya
ii. Kararlaştırılan taşıma ücretinin üçte birini isteyebilmektedir.

b. Fesih Hakkının Kullanılması Taşıyıcının Riziko Alanına Giren Bir Sebepten Kaynaklanmış ise;

Bu durumda taşıyıcı her halükârda kararlaştırılan taşıma ücretinin üçte birini isteme hakkını kaybetmektedir.
Buna ek olarak eğer gönderenin ifadan beklediği edim menfaatinin ortadan kalkmış olması durumunda ise taşıyıcının tüm talep hakları düşmektedir. Buna göre bu halde taşıyıcının herhangi bir talepte bulunma hakkı kalmamaktadır.
Gönderenin fesih hakkının kullanması sonrasında, yüklenmiş olan eşyanın vasıtadan boşaltılması masraflarına kimin katlanması gerektiği hususu, TTK’nın 865. maddesinin 3. Fıkrası hükmü tarafından düzenlenmektedir.

Buna göre fesih hakkının kullanılması taşıyıcının riziko alanına giren bir sebepten kaynaklanmış ise taşıyıcının giderlere katlanarak vasıtadaki eşyayı “hemen” boşaltması gerekmektedir.

Fakat fesih hakkının kullanılması taşıyıcının riziko alanına giren bir sebepten kaynaklanmamış ise taşıyıcı, kendi işletmesi için sakınca oluşturmadığı ve diğer gönderilerin gönderenleri ve alıcıları bundan zarar görmeyeceği taktirde eşyanın boşaltılmasına izin verebilmektedir.

Taşıyıcı ayrıca giderleri gönderene ait olmak üzere TTK’nın 869. Maddesinin 3. Fıkrasının 2. Ve 4. Cümlelerine uygun önlem almaya yetkilidir. Esasen taşıma ve teslim engelleri halinde uygulanacak tedbirleri düzenleyen TTK 869(3) fıkra 2 ve 4 şu önlemleri öngörmektedir:

i. Eşyanın muhafaza altına alınması
ii. Muhafaza için tevdi
iii. Eşyanın geri taşınması
iv. Çabuk bozulacak eşyanın mahkeme kararı ile satışı

Belirtmek gerekir ki taşıyıcı, eşyanın muhafazası için tevdi tedbirini seçti ise sadece tevdi ettiği kişinin seçiminde gösterilmesi gereken özenden sorumlu olmaktadır.

Uluslararası Ticaret ve Şirketler Hukuku alanlarında daha fazla bilgi almak ve her türlü sorunuzu iletmek için bize info@guzeloglu.legal adresinden ulaşabilirsiniz.

Advertisements