Eşya Taşıma Sözleşmesi ile Taahhüt Olunan Taşıma İşinin İcrası – Boşaltma ve Teslim

Abdülkadir Güzeloğlu & Tarık Kurban

Bir sözleşme ile yükümlülük altına girilen eşya taşıma işinin ifası temel olarak üç aşamada gerçekleşmektedir. Bunlar, taşınması taahhüt olunan eşyanın taşıma vasıtasına yüklenmesi, taşıma ve taşınanın varma yerinde gönderilene teslimidir.
Taşınanın Boşaltılması ve Teslimi

Türk Ticaret Kanunu’nun 863. maddesi, aynı yüklemede olduğu gibi, boşaltma işleminin de kural olarak gönderen tarafından yapılmasını öngörmektedir. Buna göre Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde boşaltmak zorundadır.

Boşaltma Süresi (Astarya/ Laytime)

Bekleme süresi (Astarya/ Laytime), boşaltma işleminin tamamlanması için beklenmesi gereken süredir. Türk Ticaret Kanunu’nun 863. Maddesi uyarınca yükleme ve boşaltma ile ilgili olarak, durumun gereklerine göre belirlenecek makul bir süre için, aksi kararlaştırılmadıkça, ayrıca ücret istenememektedir.

Hal böyle olmakla birlikte, boşaltma süresinin başlangıç anı kanun tarafından açıkça belirtilmemektedir. Doktrinde bu sürenin, eğer taraflarca belirlenmemiş ise, en erken vasıtanın boşaltma yerinde boşaltmaya hazır hale getirilmiş bir şekilde bulunduğu andan itibaren başlaması gerektiği ifade edilmektedir.

Fazla Bekleme Süresi (Sürastarya/ Demurrage)

Boşaltma işleminin zamanında tamamlanamaması neticesinde fazla beklemenin vuku bulduğu durumlarda, taşıyıcı sözleşme ile kararlaştırılmamış olsa bile, ilave bir ücrete hak kazanmaktadır.

Türk Ticaret Kanunu’nun 863. Maddesi ” Taşıyıcı, sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme veya boşaltma süresinden daha fazla beklerse, bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanır.” hükmü ile bu hususu düzenlemektedir.

Teslim Engelleri ve Taşıyıcının Talimat İsteme Zorunluluğu

Eşyanın boşaltma yerine ulaşmasından sonra ortaya çıkan ve eşyanın hak sahibine teslim edilmesine engel olan sebepler, kanun tarafından teslim engelleri olarak tanımlanmaktadır.

TTK’nın 869. Maddesi uyarınca teslim engelinin vuku bulduğu durumlarda, taşıyan, tasarruf hakkına sahip olan kişiden talimat almak zorundadır. Burada belirtmek gerekir ki TTK’nın 868. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca tasarruf yetkisi eşyanın teslim yerine ulaşmasıyla birlikte gönderilene geçmektedir.

Eğer tasarruf hakkını haiz olan gönderilen bulunamadığı, ulaşılamadığı yahut teslimden kaçındığı hallerde tasarruf yetkisi gönderen tarafından kullanılmaktadır. Bundan ötürü talimat da ondan istenmektedir.

Taşıma safhasında da belirtildiği gibi, taşıma senedi düzenlenmiş ve her iki tarafça imzalanmışsa, taşıyan, taşıma senedinde öngörülmüş olması şartıyla, ancak kendisine ait olan nüshanın ibraz edilmemesi halinde emir ve talimatları yerine getirmekten kaçınabilmektedir. Ancak TTK’nın 869 (1) cümle 3 hükmü Tasarruf hakkının kullanılması taşıma senedinin ibrazına bağlı tutulmuş olsa bile teslim engelinin çıktığı ahvalde taşıma senedinin ibrazı gerekliliğini ortadan kaldırmaktadır.

Teslim engellerinin ortaya çıkması durumunda talimat isteyen taşıyıcı bunun karşılığında bir takım haklara sahip olmaktadır.

Eğer teslim engeli, taşıyıcının riziko alanına giren bir sebepten ötürü ortaya çıktı ise taşıyıcı, kendisine verilen talimatın yerine getirilmesinin neden olduğu masrafları ve ayrıca bir ücretin ödenmesini isteyememektedir.

Ancak teslim engeli, taşıyıcının riziko alanına giren bir sebepten ötürü ortaya çıkmadı ise, taşıyıcı, verilen talimat ile tasarruf yetkisinin kullanılmasının gereğini yerine getirmesi karşılığında bundan doğan giderleri ve buna ek olarak da uygun bir ücreti isteyebilmektedir.

Eğer taşıyıcının beklediği talimat gelmemişse veya verilen talimat imkansız ise talimat isteyen taşıyıcı tasarruf yetkisini haiz kişinin menfaatine en uygun görünen tedbirleri onun hesabına almakla yükümlü ve yetkili hale gelmektedir. Buna göre kanun tarafından taşıyıcı eşyayı, boşaltıp saklayabilmek, tasarruf hakkını haiz kişinin hesabına saklanması için tevdi etmek, bozulması söz konusu olan malın satışını mahkemeden istemek, eşyayı geri taşımak ve hatta gerekli koşullar varsa eşyayı imha etmek yetkileri ile donatılmaktadır.

Advertisements