Eşya Taşıma Sözleşmesi ile Taahhüt olunan taşıma işinin icrası – Taşıma Aşaması

Abdülkadir Güzeloğlu & Tarık Kurban

Bir sözleşme ile yükümlülük altına girilen eşya taşıma işinin ifası temel olarak üç aşamada gerçekleşmektedir. Bunlar, taşınması taahhüt olunan eşyanın taşıma vasıtasına yüklenmesi, taşıma ve taşınanın varma yerinde gönderilene teslimidir.
Taşıma Aşaması

Taşımanın Yetkili Kişilerin Verdiği Talimatlara Uygun Olarak Yapılması Zorunluluğu

TTK’nın 868(1) hükmü gereğince “Gönderen taşıyıcıya, taşımanın yapılması için emir ve talimât verebileceği gibi, taşımanın durdurulması, eşyanın geri getirilmesi, başka bir varma veya teslim yerine götürülmesi ya da başka bir gönderilene teslim edilmesi şeklinde tasarruflarda da” bulunabilmektedir.

Ancak taşıyıcı bu emir, talep ve talimatlar karşısında birtakım haklar elde etmektedir. Buna göre taşıyıcı;

a. Emir ve talimatların neden olduğu masrafların ve ayrıca uygun bir ücretin ödenmesini talep etme hakkı,
b. Emir, talimat ve tasarrufların uygulanmasına başlanmasını bir avansın ödenmesi şartına bağlama hakkı,

Taşıyıcı bazı şartların varlığı halinde, verilen emir ve talimatları yerine getirmekten kaçınma hakkına da sahip olmaktadır.

a. TTK’nın 868(1) hükmü gereğince gönderenin bu tür emir, talimat ve tasarrufları, taşıyıcının işletmesi için sakıncalıysa veya diğer gönderenlerin ve alıcıların gönderileri için bir zarar tehdidini beraberinde getiriyorsa, taşıyıcı bunları yerine getirmekle yükümlü olmamaktadır.

b. Verilen emir ve talimatın yerine getirilmesinin imkânsız olduğu hallerde de taşıyan, bunları yerine getirmekten kaçınabilecektir.

c. Taşıyıcı tarafından yukarıda belirtilen emir, talimat ve tasarrufların uygulanmasına başlanmasını bir avansın ödenmesi şartına bağlama hakkının kullanıldığı ve gönderenin bu avansı ödemediği taktirde de taşıyıcı emir ve talimatları yerine getirmekten kaçınabilecektir.

d. TTK’nın 868(4) hükmüne göre, taşıma senedi düzenlenmiş ve her iki tarafça imzalanmışsa, gönderen, taşıma senedinde öngörülmüş olması şartıyla, ancak kendisine ait olan nüshayı ibraz ederek tasarruf hakkını kullanabilir. Bu hüküm gereğince ibraz gerçekleşmemiş ise taşıyan emir, talimat ve tasarrufları yerine getirmekten kaçınabilmektedir. Burada değinmek gerekir ki, bu şartın öngörülmüş olmasına ve gönderenin ibrazı gerçekleştirmemesine rağmen taşıyıcının bu emir, talimat ve tasarrufları yerine getirmesi halinde; bu yüzden doğan zararlardan dolayı taşıyan hak sahiplerine karşı sorumlu olmaktadır.

Türk Ticaret Kanunu’nun 868 (5) hükmünde kaçınma bildirimi yükümlülüğü düzenlenmektedir. Buna göre taşıyıcı, kendisine verilen emir ve talimatları ve gönderenin tasarruflarını yerine getirmemesi halinde, bunu gönderene bildirmekle yükümlü kılınmaktadır.

Taşıma Engelleri ve Taşıyıcının Talimat İsteme Zorunluluğu

Eşyanın teslim edilmesi gereken yere ulaşmasından önce ortaya çıkan ve taşımanın sözleşmeye uygun olarak yapılmasını engelleyecek niteliğe sahip olan sebepler kanun tarafından taşıma engelleri olarak adlandırılmaktadır.
Taşıma engellerinin varlığı halinde taşıyan, tasarruf hakkına sahip olan kişiden talimat almak zorundadır. Bu talimat yukarıda değinilen “Taşımanın Yetkili Kişilerin Verdiği Talimatlara Uygun Olarak Yapılması Zorunluluğu” bölümünde yer alan hükümlere tabi olmaktadır.

TTK’nın 869 (1) cümle 3 hükmüne göre Tasarruf hakkının kullanılması taşıma senedinin ibrazına bağlı tutulmuş olsa bile bu hâlde taşıma senedinin ibrazı gerekli değildir.

1. Kendisine talimat verilmesi durumunda talimat isteyen taşıyıcı, TTK’nın 868. maddesinde gösterilmiş şu haklara sahip olmaktadır:

a. Taşıyıcı, gönderenden aldığı emir ve talimat ile tasarruflarının yerine getirilmesi için gerekli olan giderleri ve uygun bir ücret isteme hakkı.
b. Taşıyıcı emir, talimat ve tasarrufların uygulanmasına başlanmasını bir avansın ödenmesi şartına bağlama hakkı.

Ancak taşıma veya teslim engelinin taşıyıcının riziko alanına giren bir nedenden kaynaklanmış olması durumunda taşıyıcı bu haklara sahip olamamaktadır.

2. Kendisine talimat verilmemesi yahut verilen talimatın imkansız olması durumunda talimat isteyen taşıyıcıtasarruf yetkisini haiz kişinin menfaatine en uygun görünen tedbirleri onun hesabına almakla yükümlü ve yetkili hale gelmektedir. Buna göre kanun tarafından taşıyıcı eşyayı, boşaltıp saklayabilmek, tasarruf hakkını haiz kişinin hesabına saklanması için tevdi etmek, bozulması söz konusu olan malın satışını mahkemeden istemek, eşyayı geri taşımak ve hatta gerekli koşullar varsa eşyayı imha etmek yetkileri ile donatılmaktadır.

TTK’nın 869(3) son fıkra gereğince bir taşıma engeli yüzünden taşınan eşyanın boşaltılması halinde taşıma, hukuken sona ermiş sayılmaktadır. Bu hüküm, taşıyıcının özen yükümlülüğünün zamansal sınırlarını belirlemesi sebebiyle önem arz etmektedir.

TTK’nın 869(4) hükmü taşıyıcıya, alınan tedbirler dolayısıyla yaptığı gerekli giderlerin tazmin edilmesini ve buna ek olarak uygun bir ücret isteme hakkı vermektedir. Ancak bunun için söz konusu engelin, taşıyıcının riziko alanına giren bir nedenden kaynaklanmamış olması şartı koşulmaktadır.

Taşıma Ücretinin Hesaplanması ve Ödenmesi

Türk Ticaret Kanunu’nun 870. Maddesi taşıma ücretinin, eşyanın tesliminde ödenmesi gerektiğini öngörmektedir. Ancak bir taşıma engeli yüzünden taşımanın tamamlanamadan sona ermesi halinde ücretin hangi esasa göre ödenmesi gerekeceği sorunu ortaya çıkmaktadır. Bu sorunun yanıtı, taşıma engelinin taşıyıcının riziko alanına giren bir sebepten ötürü çıkıp çıkmadığına göre değişmektedir.

Taşıma engeli, taşıyıcının riziko alanına giren bir sebepten kaynaklanmıyor ise taşıyan, taşımanın tamamlanan kısmıyla orantılı olarak taşıma ücretine (Mesafe Ücreti) hak kazanmaktadır.

Taşıma engelinin taşıyıcının riziko alanına giren bir sebepten kaynaklanması halinde ise taşıyıcı yapılmış kısmi taşıma için, yapılan bu kısmi taşıman gönderenin menfaatine olduğu nispette mesafe ücretine hak kazanmaktadır. Yani bu halde taşıyan, yapılmış olan kısmi taşımanın gönderen bakımından menfaat sağlamadığı kısım için ücrete hak kazanamamaktadır.

Advertisements