Eşya Taşıma Sözleşmesi ile Taahhüt Olunan Taşıma İşinin İcrası – Yükleme Aşaması

Abdülkadir Güzeloğlu & Tarık Kurban
Bir sözleşme ile yükümlülük altına girilen eşya taşıma işinin ifası temel olarak üç aşamada gerçekleşmektedir. Bunlar, taşınması taahhüt olunan eşyanın taşıma vasıtasına yüklenmesi, taşıma ve taşınanın varma yerinde gönderilene teslimidir.
Yükleme Aşaması

Yükleme işinin kime ait olacağı meselesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 863. Maddesi ile düzenlenmektedir.  Bunda göre yükleme işi sözleşmeden, halin icabından veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça gönderene ait olmaktadır. Gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak ile yükümlüdür.

Aynı maddeye göre Taşıyıcı sadece yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlü kılınmıştır.
Yükleme işinin taşıyana ait olduğu hallerde ise gönderen, TTK 867 uyarınca, sadece eşyayı yüklemeye hazır hale getirmekle yükümlüdür.

Yükleme Süresi

Taşıma işleminin bir an evvel tamamlanması, sözleşmenin iki tarafı içinde önem arz etmektedir. Taşınması gereken eşyanın yüklenmesinde geçecek olan sürenin hangi tarafa yükleneceği, taşıyıcının bu süreden de para alıp almayacağı bu açıdan önemli bir sorundur.

Bekleme süresi (Astarya/ Laytime), yükleme işleminin tamamlanması için beklenmesi gereken süredir. Türk Ticaret Kanunu’nun 863. Maddesi uyarınca yükleme ve boşaltma ile ilgili olarak, durumun gereklerine göre belirlenecek makul bir süre için, aksi kararlaştırılmadıkça, ayrıca ücret istenememektedir.

Hal böyle olmakla birlikte, yükleme süresinin başlangıç anı kanun tarafından açıkça belirtilmemektedir. Doktrinde bu sürenin, eğer taraflarca belirlenmemiş ise, en erken vasıtanın yükleme yerinde yüklemeye hazır hale getirilmiş bir şekilde bulunduğu andan itibaren başlaması gerektiği ifade edilmektedir.

Fazla Bekleme Süresi (Sürastarya/ Demurrage)

Yükleme işleminin zamanında tamamlanamaması neticesinde fazla beklemenin vuku bulduğu durumlarda, taşıyıcı sözleşme ile kararlaştırılmamış olsa bile, ilave bir ücrete hak kazanmaktadır.

Türk Ticaret Kanunu’nun 863. Maddesi ” Taşıyıcı, sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme veya boşaltma süresinden daha fazla beklerse, bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanır.” hükmü ile bu hususu düzenlemektedir. Belirtmek gerekir ki kanunun lafzından çıkan anlama göre taraflar sözleşme ile bu ücretin istenebileceğini kararlaştırdıkları vakit taşıyıcı, makul yükleme veya boşaltma süresinden fazla beklemesinin “kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle” dahi vuku bulmuş olsa bu ücreti isteyebileceği anlamı çıkmaktadır. Doktrinde belirtildiği gibi bu hüküm uyarınca lafzi yorum yapmak bizi isabetli olmayan sonuca çıkarmaktadır. Sözleşme ile kararlaştırılmış olsa dahi, taşıyıcının risk alanından kaynaklı nedenlerden ötürü gecikme yaşanması durumunda sürastarya ücreti istenememektedir. Nitekim TTK 867(4) “Yükleme süresine uyulmaması, taşıyıcının riziko alanına giren bir sebepten kaynaklanıyorsa, taşıyıcının istem hakkı yoktur.” hükmü bu görüşü destekler niteliktedir.

Yükleme Süresine Uyulmaması Halinde Taşıyıcının Hakları

Türk Ticaret Kanunu 867. Maddesi yükleme süresine uyulmaması halinde taşıyıcının sahip olacağı hakları düzenlemektedir.

Buna göre gönderen, eşyayı süresi içinde yüklemezse veya yükleme yükümlülüğünün bulunmadığı hâllerde eşyayı hazır bulundurmazsa, taşıyıcı, makul bir süre vererek gönderene eşyanın yüklenmesini veya hazır bulundurulmasını ihtar etmelidir.

Her ne kadar kanun, ihtarın ne şekilde yapılacağını belirtmemiş olsa da, TTK madde 18 hükmü gereğince tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmak zorunluluğu öngörülmektedir. Buna göre, bu ihtarında TTK 18’de yer alan şekil koşullarına uyması gerekmektedir.
Verilen süre içerisinde eşya yüklenmez veya yüklemeye hazır hale getirilmezse, taşıyıcı sözleşmeyi feshedebilmekte ve TTK 865(2) ile belirtilen haklarını kullanabilmektedir.
TTK 865(2) hükmüne göre, taşıyıcı,

a) Kararlaştırılan taşıma ücreti ile bekleme ücretinden ve tazmini gereken giderlerden, sözleşmenin feshi sonucunda tasarruf ettiği giderlerin veya başka bir şekilde elde ettiği veya kötüniyetli olarak elde etmeyi ihmal ettiği menfaatlerin indirilmesiyle kalan tutarı veya;

b) Kararlaştırılan taşıma ücretinin üçte birini isteyebilmektedir.

Verilen süre içerisinde eşya yüklenir veya yüklemeye hazır hale getirilirse taşıyıcı, yukarıda bahsedilen sürastarya ücretini talep edebilmektedir.

Verilen süre içerisinde eşyanın kısmen yüklenmesi veya kısmen yüklenmeye hazır hale getirilmesi durumunda taşıyıcı sözleşmeyi feshedememekte ve eksik yüklenen eşya ile yola çıkıp, TTK’nın 866’ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ilâ (d) bentlerine göre istem haklarını kullanabilir

TTK 866(1) hükmüne göre,  Taşıyıcı, taşınması kararlaştırılan eşyanın tamamı yüklenmiş olmasa bile, gönderenin istemi üzerine yola çıkmak zorundadır. Bu durumda taşıyıcı;

a) Sözleşmede kararlaştırılmış olan taşıma ücretinin tamamını,

d) Alacakları, eksik yükleme sebebiyle kısmen veya tamamen teminatsız kalmışsa, kendisine ek teminat gösterilmesini, isteyebilmektedir.

Ancak belirtmek gerekir ki aynı madde uyarınca kısmen yüklenmeyen eşyanın yerine başka bir sözleşme uyarınca eşya taşınmışsa, bu eşya için alınacak taşıma ücreti, (a) bendine göre istenecek ücrete mahsup edilmektedir.

TTK’nın 867. maddesinin son fıkrası “Yükleme süresine uyulmaması, taşıyıcının riziko alanına giren bir sebepten kaynaklanıyorsa, taşıyıcının istem hakkının olmadığını” düzenlemektedir.

Kısmi Taşımayı İstem Hakkı

Türk Ticaret Kanunu 866. madde gönderenin talebi halinde taşıyıcının, anlaşılan eşyanın tamamen yüklenmemiş olması halinde bile taşımasının zorunlu olduğunu düzenlemektedir. Maddede ayrıca bu durumda taşıyıcının sahip olduğu haklar düzenlenmektedir. Buna göre eksik yükleme halinde taşıyıcı,

a) Sözleşmede kararlaştırılmış olan taşıma ücretinin tamamını,
b) Doğmuş bekleme ücretini,
c) Eksik yükleme sebebiyle yapmak zorunda kaldığı giderleri ve uğradığı zararı,
d) Alacakları, eksik yükleme sebebiyle kısmen veya tamamen teminatsız kalmışsa, kendisine ek teminat gösterilmesini, isteyebilmektedir.

Belirtmek gerekir ki, kısmen yüklenmeyen eşyanın yerine başka bir sözleşme uyarınca eşya taşınmışsa, bu eşya için alınacak taşıma ücreti, (a) bendine göre istenecek ücrete mahsup edilmektedir.

Ayrıca eksik yükleme, taşıyıcının faaliyet sahasına (riziko alanına) giren sebeplerden kaynaklanıyorsa, taşıyıcı, ilk ihtimaldeki haklara, fiilen yüklenen eşya nispetinde sahip olmaktadır.

Gönderenin Eşyayı Yükleme veya Yüklemeye Hazır Hale Getirme Dışındaki Yükümlülükleri

1. Refakat Belgelerinin ve Resmi İşlemler İçin Gerekli Bilgilerin Verilmesi Yükümlülüğü

TTK’nın 860. Maddesi “Gönderen, eşyanın tesliminden önce, resmî nitelik taşıyan, özellikle gümrük işlemleri için gerekli bulunan bilgileri taşıyıcıya vermek ve söz konusu belgeleri taşıyıcının tasarrufuna bırakmak zorunda” olduğunu düzenlemektedir. (CMR 11)

2. Taşıma Senedi Düzenlenirken Doğru Bilgi Verme Yükümlülüğü

TTK’nın 864. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca gönderen kusuru olmasa dahi, taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden kaynaklanan taşıyıcının zararları ile giderlerini tazminle yükümlü tutulmaktadır. (CMR 7)

3. Eşyanın Tehlikeli Niteliğinin ve Buna İlişkin Alınması Gereken Tedbirlerin Bildirilmesi Yükümlülüğü

TTK’nın 861. Maddesi hükmüne göre tehlikeli eşya taşınacaksa gönderen, taşıyıcıya zamanında açık, anlaşılabilir içerikte ve yazılı şekilde, tehlikenin türü ve gerekiyorsa alınması gereken önlemler konusunda bildirimde bulunmakla yükümlü kılınmıştır. (CMR 10)

Aynı maddenin 2. Fıkrasında ise taşıyıcının taşınan eşyanın tehlikeli olduğunu sonradan öğrenmesi durumunda sahip olduğu haklar düzenlenmektedir. Taşıyıcı, eşyayı teslim alırken tehlikenin türünü bilmiyorsa veya kendisine herhangi bir bildirimde bulunulmamışsa, gönderene karşı herhangi bir tazmin yükümlülüğü doğmaksızın, tehlikeli malın boşaltılmasını, depolanmasını, geri taşınmasını veya gerektiğinde imhasını ve zararsız duruma getirilmesini ve bu önlemler sebebiyle gerekli giderlerin karşılanmasını, gönderenden isteyebileceği öngörülmektedir.

4. Eşyanın Ambalajının ve İşaretlerinin Taşıma Güvenliği İçin Uygun Olması Yükümlülüğü

TTK’nın 862. Maddesi hükmü gereği Gönderen, eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorunda tutulmaktadır. Ayrıca gönderen, eşyanın sözleşme hükümlerine uygun şekilde işleme tabi tutulabilmesi için işaretlenmesi gerekiyorsa, bu işaretleri de koymakla da yükümlü kılınmaktadır. (CMR 7)

Gönderenin Eşyayı Yükleme veya Yüklemeye Hazır Hale Getirme Dışındaki Yükümlülüklerden Doğan Sorumluluğu

Gönderenin yukarıda ele aldığımız yükümlülüklerin yerinde getirilmemesi sebebiyle ortaya çıkan zarardan ötürü doğan sorumluluğu, gönderenin tüketici olup olmadığına göre değişiklik arz etmektedir.

Gönderen Tüketici Değil ise: TTK’nın 864. Maddesine göre gönderen şu hallerden kaynaklanan zararlardan kusursuz sorumluluk esasına göre sorumlu tutulmaktadır:

a) Yetersiz ambalajlamadan ve işaretlemeden,
b) Taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden,
c) Tehlikeli malın bu niteliği hakkında bildirimde bulunmamaktan,
d) Refakat belgelerinin ve resmi işlemler için gerekli belge ve bilgilerdeki eksikliklerden, gerçeğe aykırılıklardan, belge ve bilgilerin yokluğundan.

Gönderen Tüketici ise: TTK’nın 864(4) hükmüne göre gönderenin tüketici olması halinde gönderenin sorumluluğu kusur esasına dayandırılmaktadır. Buna göre tüketici sadece kendisine kusur izafe edilebilen hallerde sorumlu olmaktadır.
Belirtmek gerekir ki CMR, gönderenin sorumluluğu açısından tüketici olup olmamaya dayalı bir ayırım yapmamaktadır.

Advertisements