Yabancı Hakem Kararlarının Tenfizi Davalarında Harç: Nispi mi, Maktu mu?

Abdülkadir Güzeloğlu & Tarık Kurban
Hakem kararlarının tenfiz edilmesi davalarında mahkeme, ilgili kararın esasına girmemekte, sadece tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçeklemediğine yönelik inceleme gerçekleştirmektedir. Buna göre, yabancı hakem kararlarının tenfizi incelemesinde işin esasına yönelik inceleme yapılmadığından dolayı harcın maktu şekilde alınması gerekmektedir.
Yabancı hakem kararlarının Türk mercileri nezdinde icra edilebilirlik niteliğini kazanabilmesi için, Türk Mahkemeleri tarafından tenfiz edilmesi gerekmektedir. Bunun için hakem kararının icra edilebilirlik kazanmasını isteyen tarafın “tanıma ve tenfiz” davası açması gerekmektedir. Bu davada mahkeme tenfizi istenen yabancı hakem kararının kanunda belirtilmiş olan şartları sağlayıp sağlamadığına yönelik bir inceleme yapmaktadır.

Révision Au Fond İlkesi

Mahkemeler tarafından yapılan tenfiz incelemesi, esasa ilişkin olmayıp sadece ilgili kararın tenfiz şartlarını sağlayıp sağlamadığına yöneliktir. Doktrinde “révision au fond” olarak adlandırılan ve tahkim hukukunun temel ilkelerinden birisi olan esasa girme yasağı, hakimin sadece tenfiz şartlarını sağlayıp sağlamadığına yönelik inceleme yapmasını öngörmekte, olayın esası hakkında yargılama yapmasını engellemektedir. Böylelikle ilgili şartların gerçekleştirdiğini tespit eden mahkeme, yabancı hakem kararının tenfizine ilişkin kararı vermekte ve karar Türkiye’de icra edilebilir niteliğe kavuşmaktadır.

Harçlar Kanunu

492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 3.maddesi hakem kararlarının infazına dair karar ve şerhlerden alınacak olan harçlar meselesini düzenlemektedir. Maddenin ilk fıkrasına göre “Hakem kararlarının infazı lazım geldiğine dair mahkeme başkanı veya hâkim tarafından verilen şerhlerden, hakem kararının mahiyetine göre, karar ve ilam harcı” alınması gerektiği ifade edilmektedir.

Maddenin 2.fıkrası ise Yabancı hakem kararları ile, kanun gereğince tahkim yolu ile halli mecburi olan davalardan da aynı suretle harç alınacağını belirtmektedir.

Bu hükümlere göre, yabancı hakem kararlarının infazına dair verilen kararlardan “hakem kararının mahiyetine göre”karar ve ilam harcı alınması gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Harçlar Kanunu’nun 1 sayılı tarifesi uyarınca konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,37 oranında nispi harç alınmaktadır. Tarifede bu hükmün dışında kalan diğer davalarda ise maktu harç alınması gerektiği belirtilmektedir.

Yabancı Hakem Kararlarının Tenfizi Davasında Harcın Belirlenmesi

Yukarıda da bahsedildiği gibi hakem kararlarının tenfiz edilmesi davalarında mahkeme, ilgili kararın esasına girmemekte, sadece tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçeklemediğine yönelik inceleme gerçekleştirmektedir. Buna göre, yabancı hakem kararlarının tenfizi davasında işin esasına yönelik inceleme yapılmadığından dolayı harcın maktu şekilde alınması gerekmektedir. Zira ilgili tarife, davadan nispi harç alınabilmesini, davanın konusunun belli bir değerle ilgili bulunması ve olayın esası hakkında karar verilmesi şartlarına bağlamaktadır. Tarife nispi harç alınabilmesi için bu şartların kümülatif olarak gerçekleşmiş olmasını aramaktadır.

Nitekim Ulusal Yargı Ağı Projesinde ve mahkeme veznelerinde buna yabancı hakem kararlarının tenfizi davasının açılması sırasında harç maktu şekilde talep edilmektedir.

Ancak mahkemeler, tanıma ve tenfiz davasının açılmasından sonra ilgili uyuşmazlığın belirli bir değerle ilgili olduğunu tespit ettikleri vakit harcın nispi olarak ödenmesi gerektiğine karar vermekte ve harcın tamamlanması için ilgili tarafa süre vermektedirler. Olayın esası hakkında karar verilip verilmeyeceği hususu ile ilgilenmemektedirler.

Mevzuatta yer alan bu belirsizlik yargı mercileri kararları vasıtası ile de giderilememiştir. Zira Yargıtay bu konuda henüz yerleşik bir içtihat geliştirmemiştir. Konuya ilişkin kararlar incelendiğinde Yargıtay 15. ve 19. Hukuk Daireleri’nin harcın nispi olarak alınması yönünde kararlar verdikleri ve harcın maktu olarak alınmasına karar vermiş olan ilk derece mahkemelerinin buna ilişkin kararlarını bozdukları görülmektedir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi ise vermiş olduğu birtakım kararlarda, yabancı hakem kararlarının maktu harca tabi olduğuna işaret etmiştir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 2017 yılında vermiş olduğu bir kararda “Yabancı hakem kararlarının tenfizi davalarında maktu harç alınacağına dair Yargıtay 11.HD’nin yerleşik içtihadı mevcuttur.” ifadesine yer vererek yabancı hakem kararlarının tenfizi davalarında maktu harç alınması gerektiğini belirtmiştir.

Tarafların tahkim yoluna başvurmalarının nedenlerinden birisini teşkil eden yargılama giderlerinin düşük olması, tahkim kararlarının tenfizi davalarında nispi harç almak suretiyle boşa çıkartılmakta ve uyuşmazlık taraflarının tahkime başvurma güdülerini zedelemektedir. Özellikle uluslararası düzlemde tahkim merkezi olma hedefine sahip olan Türkiye’de tahkim kararlarının uygulanması tenfiz aşamasında yüksek yargılama alınması suretiyle zorlaştırılmaktadır. Hızlı ve seri bir şekilde hareket etmeyi seven uluslararası sermaye, geleneksel yargı sürecinin hantallığından tahkim yöntemi sayesinde kurtulmak amacı gütmektedir. Uluslararası yatırım çekmek isteyen ülkemizin, bu aktörlere uyuşmazlık çözümü konusunda kolaylık sağlamaya yönelik adımlar atması elzemdir.

Bu çerçevede halihazırda var olan uygulamanın detaylarıyla netleştirilmesi ve belirsizliğin kanun koyucunun pozitif eylemleri ve yargı içtihatları ile giderilmesi gerekmektedir.

Uluslararası Tahkim Hukuku ve Yargılaması hakkında daha fazla bilgi almak için bize info@guzeloglu.legal adresinden ulaşabilirsiniz.

Advertisements